20 Aralık 2009 Pazar

unintended'ı gördüm

ve artırıyorum: assassin. dinleyiniz.
biraz daha sert müzik dinlemeye meylim öfkemden kaynaklanıyor sanıyorum.
"benim kadar acı çekmedikçe tanrıya inanmamı beklemeyin benden"
diye başlaması gereken bir roman başka türlü başlıyordu.
tamam, hiçbirşey bitmesi gerektiği gibi bitmiyordu ama başlaması gerektiği gibi başlamaması biraz haksızlık olmuyor muydu?
maddeler halinde yazıyor olmak insanı rahatlatıyor.
kronosun yaş günü hüseyin'in yaş günü kadar heyecanlandırıyor beni.
en azından kronos hediye talep etmiyor.
şöyle bir dönüp bakıyorum da iyi oldu diyorum.
ben çaktırmam ama şöyle bir dönüp bakmamla meşhurumdur.
çaktırmıyorsam nasıl meşhur olduğum sorusu, şöhretimin kendi içerimde ve kendime hitap eden, popülimzden arınmış şahane bir şöhret olmasındandır, şeklinde açıklığa kavuşturulabilir.
önder abiye saygılar sunuyoruz.
maddeler halinde de bitiriyorum:
bazen bitirmek için tek madde kafi geliyor.

Hiç yorum yok: