16 Eylül 2009 Çarşamba

Büyükadamlarınyanındaküçüldükçeküçülüyorum

ooo taner beyler de gelmişler, gelirken eli boş gelmemiş amcasının kızından bir dvd seti, hala oğlundan da bir şair getirmişler. ne güzel olmuş.
danke şön bitte şön. hoşgeldin taner uzman yrd, hoşgeldin. terliklerini giydikten sonra salona geçebilirsin. 42 numara bir çay demleriz kurukahveci mehmet efendinin kuru kahvesinden sonra.
osman konuk için de ayrıca teşekkür ederim. bir mefisto beni paklar sanırım, ya da ideefix, bakalım bakalım...
ne demişiz başlıkta. sen en arkadaki. samsa. evet sen. oku bakalım. büyükadamlarınyanındaküçüldükçeküçülüyorum. şimdi bu cümlenin öznesi, yüklemi, belirtili ve belirtisiz nesnesi yok. niye? çünkü kendini o kadar değersiz hissediyorsun ki. bazı insanlara bakınca. ne özne olacak tıynettesin, ne yüklem olacak enerjin var, nesne desen kim ipler seni. tabi bubüyükadamlarpeygamberdeğil cümlesi gelince okudularöğrendilerköpekgibiaraştırdıbenimsedihissettiyaşadı denilince evet lan ben de peygamber değilim o halde yapabilirim demiyor insan. yaptığı yapmadığı duyduğu okumadığı düşünmediği şeyleri düşünür gibi yapıp hassiktir ben malım diyor. öyle diyor.
evet malım. biraz büyüyebilsem azcık bir milimlik bişey öğrenebilsem belki akıllanırım. akıl var mı? varsa versene yarım kilo.
neyse bırakalım bu mevzuyu, sonu gelmez sözlerin. ahahahaha. olm lisede 3 yıl artı hazırlık nasıl o kadar bin kere dinlemişim lan ben ferdi tayfuru. ben ki şimdi kara güneşten aşağı düşmeyen ben:) neyse yine de ayda bir şifa niyetine lazım bu adam. aklınızda bulunsun.
ne demiştik eski kafa. aslında demedik ama dedim şimdi. eski kafa bir kafe restaurant -au ile- bir mekan. fatihte, at pazarında. ben tanımam ama siz tanırsınız kesin. mevlana idris açmış. gerçek hayattan, bir mekanları olsun, arkadaşlar takılsın diye. iyi yapmış. bi ara gidelim oraya. adamlar iftarda pide almayı unutacak kadar samimi.

-hocam ekmek verecek misin?
*hassiktiiiirrr. hemen çocuğu yollayıp aldırıyorum.
-peki.

neyse işte havalar soğumadan gitmek lazım. malum sigara yasağı. taner büyüyünce ona benzer bi yer açarsın sen de.
sözlerimi kapatırken bir bilgilendirme yapayım: 21 eylül 2009'da doğacak çocukların isimleri Ramazan Bayram İkinciGün olacakmış, tıpkı ağamın isminin Mevlüt olması, Kadir İnanır'ın isminin Kadir olması gibi. bunu bir yere yazın. sonra dersiniz biz zaten biliyorduk diye.
Bugün günün şarkısı yerine Esma-ül Hüsna'yı gönderiyorum. Şu STV/Mehtap TV versiyonu olanı. Gerçekten etkiliyor. Bir aydan sonra da etki devam etse hoş olurmuş.
olurmuş.

12 Eylül 2009 Cumartesi

Üç kıronun itina ile hazırladığı haftalık haber, aktüalite, spor ve ökönömi köşesi kronostrio dan hepinize sevgiler saygılar.
KTHA (Kronos Trio Haber Ajansı) Erzurum bilmemnesinden bildiriyorum : Allo! Allo! Muhterem Samiin! Taner Lavuğu ömrünün ilk dvd setini aldı diye kendisini entel zannetmeye başladı. Şimdi ayrıntılar:
*Boş zamanlarında Kral TV seyretmesiyle, kahvede king oynamak için ortam aramasıyla yakından tanıdığımız Taner, internetten alışverişi keşfettiği anda Jean Luc Godard'ın DVD Setini almaya yönlendiren linke yanlışlıkla tıklamasıyla ilk DVD Setini edindi. Alphaville, Kadın Kadındır ve Çılgın Pierrot isimli 60 lı yılların Fransız filmlerini izlemeye başlayınca top sakal bırakmaya karar veren Taner, filmleri o kadar da beğenmediğini söyleyerek Cihangir Cafe'de taban kazanma faaliyetlerine hız verdi."Ümanistim ulan!" diyerekten etrafta dolanan lavuğu mahalleliler dövdü. İyi de yaptılar.
Emprovize, doğaçlama ve irticalen aynı şeyler mi? Hadi bakalım.

Osman Konuk büyük adam...

10 Eylül 2009 Perşembe

herşey kırkiki numara

hüseyin beyi kırkiki numaralı çayından dolayı kutlasak ve kutsasak da, blogumuza karşı gösterdiği lakayit davranışından dolayı kınıyoruz. şarkıyı değiştiriyoruz. in bruges isimli pek başarılı pek müstesna filmin müziklerinden main theme diyebileceğimiz, derinlere ve uzaklara ve geçmişe ve geleceğe sürükleyen bu müziği ekliyoruz. bu filmde vicdanı, onuru, dostluğu, sevgiyi, insanlığı ve bilimum hayata dair ne varsa onları, en azından önemli bir kısmını görüyoruz. çok güzel oluyor. durmuyoruz, yola devam ediyoruz. bir karar olarak evet, çoğullamadan şöyle söylüyorum o zaman. durmuyorum. devam ediyorum. ingiliz literatüründe geçtiği gibi, keep going. anlamadığım birçok şey var. üzerine alınma hüseyin bey. seninle ilgili değil. kimse üzerine alınmasın. ben devam ediyorum.

9 Eylül 2009 Çarşamba

çakmak çakmak


samsa format atarken ve youtube e girmeye çalışırken çakmak belediye başkanı vedat oymak selam söyledi ve sitenin şarkısı değişsin dedi.
ben de değiştirdim.
yine çakmak çakmak gözleri diyor sibel can.
sen ne diyorsun taner?
söz erzurum stüdyolarında.
ısrarla.