rilke'nin 19 yaş hikayelerini aştıktan sonra iş biraz daha derinlik kazanmaya başladı sayın seyirciler.
hayatı boyunca hep kendine yakıştırılan rolü oynayıp, kendine yakıştırılan bir öğrenim hayatından sonra kendine yakıştırılan işte çalışmış, kendine yakıştırılan hayırsever davranışlarda bulunup kendine yakıştırılan kişiyle evlenmiş ve nihayet kendine yakıştırılan ölüme yatmış bir karakter girdi mesela devreye.
hayatı boyunca mesela, başına hiçbir olay gelmemiş ve başına bir olay gelmedi diye psikolojisi bozulma raddesine dayanmış, tam tutuklanacağını sanırken tutuklanmamış, bir ümit reddeder de çaresiz bir aşk ateşine düşerim diye ettiği evlenme teklifini kız ilk seferde kabul etmiş, kıpırtısız bir hayat yaşamış bir insanla karşılaştık, dost meclisinde olaysızlığından başka anlatacak olayı yoktu.
sonra sevdiği kızla kaçacakken sevdiği kızdan kaçan delikanlının psikolojik atmosferine nüfus ettik.
bu sırada ne mi oldu. canlı canlı istarvit tuttuk, bi attık, bir çektik, bi attık, dört çektik, bi attık boş çektik, bi attık, dört çektik, birini kaçırdık, altmışlık kurşunumuz ve denize kurşun altmışlığımız oldu.
gerçekten balık tutmak istiyoruz ve dahi bunu önemsiyoruz.
ahmet güntan'ı önemsiyoruz sonra, basitliğin sonunun olmamasını önemsiyoruz yani.
atlasın silkinmesini ve kitabın karakterini tanışmasak da önemsiyoruz, tanışmak istiyoruz.
palya bea'yı sonra, eyvallah.
kod yazmayı bazen mecburen, bazen zevkle, lisans okuyor olmayı ölümüne nefretle önemsiyoruz.
herkese selam ediyoruz.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder